حول العالمالقرآن الكريمالرئيسية
القرآن الكريم

Inşikak Suresi – Türkçe Meali ve Arapçası

About Surah Al-Inshiqaq (The Sundering)

  • Surah 84 of 114
  • Meccan
  • 25 verses
  • Arabic name: الانشقاق

Surah Al-Inshiqaq (الانشقاق), "The Sundering", is a Meccan surah with 25 verses. On Around The World every verse has its own page that brings together the Arabic text, the Sa'di and Jalalayn tafsir, the English meaning and related topics. Choose a verse number below.

All 25 verses: choose one for its tafsir

Surah Inşikak Suresi - Türkçe

Surah Inşikak Suresi - Aya count 25

Inşikak Suresi, 25 ayetten oluşan Mekki bir suredir. Mushaftaki sırası 84 olup Medine Mushafı'nın 589. sayfasında başlar.

سورة الانشقاق مكية، عدد آياتها 25، وترتيبها 84 في المصحف، وتبدأ في الصفحة 589 من مصحف المدينة النبوية.

سورة الانشقاق بالعربية · الصفحة 589 من المصحف · تفسير السورة

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنشَقَّتْ ﴿١﴾

Gök yarildigi,

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ﴿٢﴾

Rabbini dinleyip kendisine yarasir sekilde boyun egdigi vakit,

وَإِذَا ٱلْأَرْضُ مُدَّتْ ﴿٣﴾

Yer uzatilip düzlendigi,

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ ﴿٤﴾

Içinde ne varsa attigi ve tamamen bosaldigi

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ ﴿٥﴾

Ve Rabbini dinleyip kendisine yarasir sekilde boyun egdigi vakit,

يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًۭا فَمُلَٰقِيهِ ﴿٦﴾

Ey insan! Kuskusuz sen Rabbine dogru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksin.

فَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ بِيَمِينِهِۦ ﴿٧﴾

O vakit kitabi sag eline verilen,

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًۭا يَسِيرًۭا ﴿٨﴾

Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,

وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًۭا ﴿٩﴾

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

وَأَمَّا مَنْ أُوتِىَ كِتَٰبَهُۥ وَرَآءَ ظَهْرِهِۦ ﴿١٠﴾

Ama kitabi arkasindan verilen,

فَسَوْفَ يَدْعُواْ ثُبُورًۭا ﴿١١﴾

"Yetis ey ölüm!" diye bagiracak

وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا ﴿١٢﴾

Ve alevli atese girecektir.

إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا ﴿١٣﴾

Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.

إِنَّهُۥ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ ﴿١٤﴾

Hiç Rabbine dönmeyecegini sanmisti.

بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًۭا ﴿١٥﴾

Hayir Rabbi onu görmekte idi.

فَلَآ أُقْسِمُ بِٱلشَّفَقِ ﴿١٦﴾

Simdi, yemin ederim o safaga,

وَٱلَّيْلِ وَمَا وَسَقَ ﴿١٧﴾

Geceye ve içinde barindirdigi seylere,

وَٱلْقَمَرِ إِذَا ٱتَّسَقَ ﴿١٨﴾

Derlendigi zaman o aya,

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍۢ ﴿١٩﴾

Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ ﴿٢٠﴾

Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler?

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ ٱلْقُرْءَانُ لَا يَسْجُدُونَ ۩ ﴿٢١﴾

Karsilarinda Kur'ân okundugu vakit secde etmezler?

بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ ﴿٢٢﴾

Aksine o nankörler yalanliyorlar.

وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ ﴿٢٣﴾

Oysa Allah içlerinde sakladiklarini biliyor.

فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ ﴿٢٤﴾

Onun için onlara elem verici bir azabi müjdele.

إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۭ ﴿٢٥﴾

Ancak iman edip iyi ameller isleyenler baskadir. Onlara tükenmez bir ecir vardir.